Yörüngedeki Gizli Nükleer Tehdidi Saptayacak Yeni Teknoloji
1966 yılında hazırlanan ve ABD, Rusya ile Çin dahil 117 ülke tarafından onaylanan Dış Uzay Antlaşması, uzayda ve Dünya yörüngesinde nükleer silah barındırılmasını kesin bir dille yasaklıyor. Çünkü yörüngede meydana gelecek olası bir nükleer patlama, alçak Dünya yörüngesindeki (LEO) tüm haberleşme, meteoroloji ve navigasyon uydularını anında yok ederek küresel çapta bir medeniyet krizine yol açabilir. Ancak bugüne kadar ülkelerin bu yasağa gizlice uyup uymadığını uzayda denetlemek imkansızdı.
MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) Nükleer Bilim ve Mühendislik Bölümü'nden Doç. Dr. Areg Danagoulian, bu sorunu kökten çözecek devrimsel bir doğrulama yöntemi geliştirdi ve çalışmasını prestijli Nature dergisinde yayınladı.
Uzay Radyasyonu Nükleer Silahı Ele Veriyor
Geliştirilen fizik modeline göre, Dünya'nın manyetik alanı tarafından hapsedilen yüksek enerjili protonlar (GeV seviyesinde), nükleer silahlarda kullanılan uranyum ve plütonyum gibi ağır çekirdeklerle etkileşime girdiğinde "nükleer parçalanma" (nuclear spallation) adı verilen fiziksel bir süreci tetikliyor.
Bu etkileşim sonucunda nükleer silah barındıran uydular, uzaya benzersiz ve taklit edilemez bir nötron sinyali yaymaya başlıyor. Bu sinyal, nükleer başlıkların uzay boşluğundaki parmak izi haline geliyor.
18 Kiloluk Mini Uydular Dedektör Olacak
Danagoulian’ın hesaplamalarına göre, piyasada satılan standart bileşenlerle üretilen ve sadece 18 kg ağırlığında olan mini bir CubeSat uydusu, bu nötron parmak izini tespit edecek kapasiteye sahip olabilir. Araştırma, bu denetleyici uydunun, 4 kilometre mesafedeki bir termonükleer silahı yaklaşık bir haftalık pasif izleme süresinin ardından kesin olarak teşhis edebileceğini gösterdi.
Nükleer Mühendislik Doçenti Angela Di Fulvio, "Eğer anlaşmalara uyum kolayca doğrulanamazsa, uzay tabanlı nükleer patlamaları önleme anlaşmalarının caydırıcılık gücü sınırlı kalır. Bu çalışma, gelecekteki uzay güvenlik politikalarına teorik bir temel sağlıyor," değerlendirmesinde bulundu.
Yöntemin pratikte ne kadar uygulanabilir olduğunu test etmek için gelecekte prototip CubeSat'lar ile mühendislik denemelerinin yapılması planlanıyor.
Kaynak: The Register
Bu habere henüz yorum yapılmadı.